fbpx
rozet_35yil.png


Ruhsal olarak ileri seviyedeki bir arkadaşımdan şu soruyu aldım:

 “Aklıma bir soru takıldı. Birisi dünyaca ünlü ve Güney Hindistan’da bulunan bir meditasyon merkezine(ashram) on günlüğüne gitmeye karar verir.

Diyelim ki, bu kişi şehri terk ederken aile fertlerinden birinin ciddi bir biçimde hasta olduğunu öğrenir ama ashrama olan yolculuğuna devam ederse bu uygun mudur? Ve de evdeki bu hasta kişinin yanında kimse yoksa ve özellikle de duygusal desteğe ihtiyaç duyuyorsa? Bağlılık olarak ya da olmadan, yolculuğa çıkan kişi, planını erteleyip  aile üyesini iyileştirmeli midir, yoksa planına sadık mı kalmalıdır?”

Kısaca cevabım şöyle olmuştu:

 “Eğer meditasyon; şefkati, sevgiyi ve hastaya, fakire ve matemdeki birine hizmeti öğretmiyorsa bu meditasyon değildir, gerçekten kaçmaktır. Bağlı olmamak acı çekenleri umursamamak değildir.”

Her ne kadar bu basit cevap yoruma ihtiyaç duymasa da paylaşmak istediğim birkaç şey var.

Meditatif zihin latif ve sağlam bir zihindir. Bu hale Yoga sutra 1.33’te chitta-prasadana denir. Bu sutraya göre bu hal şunların uygulanmasıyla elde edilir:

  • Maitri: Mutlu olanlara karşı evrensel sevgi
  • Karuna: Acı içinde olanlara şefkat
  • Mudita: Erdeme karşı coşku
  • Upeksha: Diğerlerindeki kötülüğe ilgisizlik

Bu uygulamalar olmadan zihin asla meditasyonda sağlamlaşamaz. Henüz ödemediğimiz karmik borçlar, meditasyonu rahatsız etmeye devam eder. Birisi, gözleri kapalı otururken zihni tüm farklı yönlere hareket etmeye devam eder.

Bu nedenle, rahatsız edilmemiş bir meditasyon için kişiye şunlar tavsiye edilir:

  • Karmik borçlarını ödemek
  • Yeni borçlar edinmemek (hasta birisini, gidip meditasyonda oturmak için terk etmemek gibi!)
  • Sevgi görevlerini yerine getirmek
  • Kendini şefkatli eyleme ve bencil olmayan hizmete adamak
  • Bu ben’ci olmayan hizmet sayesinde bağlardan özgürleşmek.

Burada, aynı temaya sahip iki hikaye anlatmak istiyorum.

Shiva ve Parvati, Prayaga’nın kutsal topraklarındaki büyük bir “mela” zamanını yukarıdan izlerler. Shiva, Parvati’ye hiç kimsenin haccetmemesinden dolayı duyduğu hayal kırıklığından bahseder. Parvati aşağıya bakar ve oradaki milyonları Shiva’nın nasıl olur da göremediğini sorar.

İkisi beraber, ne kadar hacı olduğunu sınamaya karar verirler. Aşağı inerler ve bir köşede cüzzamlı bir çift gibi gizlenerek dilenmeye başlarlar.

İzdihamın içindeki milyonlarcası bu cüzzamlı çifte hiçbir ilgi göstermez.

Sonunda birisi durur, elinde kendisine kalan son lokmayı çifte verir ve onların yaralarını temizler.

Shiva, Parvati’ye şöyle der: “Gördün mü? Sana söylediğim gibi, bu kutsal bölgede sadece bir kişi haccını gerçekleştirmeye gelmiş.”

Bu temaya sahip, farklı dinlerde, başka hikayeler de var. Buyurun, İslami bir hikayede şöyle geçer:

Allah cennette melek Cebrail’e insanlıktan duyduğu büyük hayal kırıklığından söz eder çünkü bu yıl kimse haccını gerçekleştirmemiştir.

Cebrail karşı çıkar: “Ama Tanrı’m, Kabe’yi tavaf eden milyonlar var.”

Lakin Tanrı kimseyi göremiyordur.

Şam’daki çok fakir bir adam hayatı boyunca hacca gitmek istemiştir. Çok ağır çalışıp kıt kanaat biriktirdiği parayla gerekli miktarı sağlamıştır.

Ama adam tam Şam’ı terk edecekken komşusu - ki ondan bile fakirdir - hasta yatağına düşer, ilaca ve besine ihtiyaç duyar. Adam komşusunun, biriktirdiği paraya ihtiyaç duyduğunu ve hatta bu ani çıkan hastalığı için bakıma ihtiyaç olduğunu görür.

Biriktirdiği tüm parayı ihtiyaç halindeki komşusuna verir ve onunla ilgilenmek için Şam’da kalır.

Allah, Cebrail’e şöyle der: “Ah evet, bir adam görüyorum, sadece bir kişi, bu yıl haccını gerçekleştiren sadece bir kişi...”

Benim bir ilkem var. Eğer birisi ashrama girmek isterse ona ailesini sorarım. Yaşlılıktan dolayı hizmete ihtiyaç duyan bir ebeveyni var mı? Cevaptan tatmin olmadan, görevlerinden kaçmak için ashramı kullanmasına izin vermem. Ama kabul etmeliyim ki pek çoğu beni kandırmayı başarıyor, yazık.

Eğer bir ashrama gitmeyi planladıysan ama birisinin yardıma ihtiyacı varsa, bu muhtaç kişiye yardım ederken, bir yandan da sessizce ve gizlice mantra-japa(zikr)ya devam edebilirsin. Bu ruhani açıdan, ashrama ya da hacca gidip kutsal olmak için birini bakımsız ve sevgisiz bırakmaktan daha meziyetlidir.

Bilgece bir seçim yapmanın iyi bir yönü de Kutsal Guru’nun gözünün senin üstünde olmasıdır. Karmik borçlarını ödedikçe koşullar beklenmedik bir şekilde kendini gösterir ve gerçekten de ashramına ya da haccına gidebilirsin. Bu senin bir gayretin olmadan gerçekleşecektir. Bunun olduğunu defalarca gördüm.

Unutma, gerçek ashram bencil olmayan ve sevgi dolu olan bir kalptedir.

Swami Veda Bharati
15 Aralık 2011


Çeviren : Dr. Candramani Cağın Çilingir
Kaynak :  https://ahymsin.org/main/swami-veda-bharati/love-meditation-and-service.html

 

Go to top