fbpx


Sesler, kendilerince sadece titreşimlerdir ve aslında herhangi bir anlama sahip değillerdir. Mantralar, kelimelerdeki anlamdan daha derin bir seviyede işler.

Bir mantranın bu etkiye sahip olmasının nedeni, sesi ve titreşimindeki özelliklerdir. Bir kıyının kenarında durduğunu ve akıntıyı dinlediğini düşün. Eğer nehri yukarı doğru takip edersen kaynağına ulaşırsın. Orada, bir ses olmadığını keşfedersin. Aynı şekilde bir mantra, zihni içindeki sessizliğe götürür. Bu hale “sessiz ses” denir.

Çakraların yedi sesi ya da mantrası eğer yükseltilirse bir biçim yaratır. Her mantra başka bir şekil yaratacaktır. Ama sesi dış dünyada yükseltmek sana yardımcı olmayacaktır. Sesin geldiği, içindeki kaynağa gitmelisin. Bu biçim sana sesin bilgisini verecektir ve ses, tüm seslerin kendisinden çıktığı sessizliğin bilgisini verir. Sessizliğe girmeyi öğrenmen lazım, hem fiziksel hem de zihinsel olarak.

Çakra biliminden daha derin bir bilim vardır, lakin bu herhangi bir kılavuzda açıklanmamıştır. Bu, guruların talebelerine kitaplar ve kelimelerle değil, sessizlikle verdikleridir. Gurular, bilgilerinin en iyisini sessizlikte verirler. Sen sessizlikteyken onlar seninle sessizlik üzerinden ve sessizlik içinde iletişim kurarlar. Zihni doğru uyum ve ayarda olan öğrenci için bu öğreti, öğretilerin en incesidir. Bu sessiz iletişim sen fiziksel olarak nerede olursan ol gerçekleşir, ister on bin mil ötede ister çok yakında ol.

Mantranın etkisi kelimelerinin anlamından kaynaklanmaz. Zihni durgunlaştıran sesin etkisidir ve sonunda sesin ötesine geçer içerideki sessizliğin deneyimlersin. Sesler, sessizlikten yükselir. Örneğin; kök çakrada oluşan “lam” sesidir. Şimdi “lam” sesinin kendisi yükseltilmiş bir sestir. Sessizlikten yükselmiştir. Bu sessizliğin potansiyel enerjisi kök merkezinde tecelli ettiğinde bija mantra “lam” oluşur. Bu sesi ortaya çıkmış haliyle bilmek sana pek de yardımcı olmaz. Eğer mantranın daha süptil yönlerine ulaşmak istiyorsan bilgeler gibi sen de bu sessizlik haline ulaşmalısın.

Bir mantranın dört bedeni, kılıfı ya da koshası vardır. Birincisi olan kelimenin bir anlamı vardır, daha süptil olan his biçimidir, daha da süptil olan derin yoğunlukta ve sürekli olan farkındalık ya da varlıktır ve dördüncü ya da en süptil seviyede sessiz sestir. Pek çok öğrenci hayatları boyunca mantralarını tekrar eder ve mırıldanır ama asla ajapa japa halini elde edemezler – ki bu çabasız farkındalık makamıdır. Böyle bir öğrenci farkındalığı güçlendirir ama sadece kaba seviyede meditasyon yapar.

Sessizlik içinde yapılan meditasyonlar için kullanılan mantralar, nefes akışını engellemeyen ve bozmayan bir dizi özel sesten oluşur ama nefesin düzenlenmesine yardımcı olur ve sushumna uyanışına götürür ki bu halde nefes her iki burun deliğinden de rahatlıkla akar. Bu zihinde coşkulu bir hal yaratır ve zihin gönüllü olarak duyulardan kopar.

Bundan sonra öğrenci bilinç dışından gelen düşüncelerle uğraşır. Bilinçli zihnin, bilinçsiz zihnin derin seviyelerinden anıları hatırlama alışkanlığı vardır. Mantra kişinin bu sürecin ötesine geçmesine yardımcı olur. Mantra zihinde yeni bir oluk açar ve zihin mantranın açtığı bu oluğa kendiliğinden akmaya başlar. Zihin yoğunlaştığında, tek noktalı hale geldiğinde ve içeri döndüğünde bilinçsiz kısmın uykudaki parçasına işler ve er ya da geç orada parıldayan bir ışık bulur.

Zihinlerimizin az buçuk durağan hale geldiği tek zaman derin ve rüyasız uykudur. Geri kalan zamanlarda zihin çapasız bir gemi gibi sürüklenmeye meyillidir. Mantranın hedeflerinden biri, bir ilgi odağı vererek zihni sessizleştirmektir. Bu odaklama çabayı, gerginliği ya da zihinsel gerilimi kast etmez – basitçe “odaklanmış dikkat” anlamına gelir. Bu odaklanmış dikkat, dağınık ve karışık zihnin tam tersidir. Bu uyanık ama rahat bir odaklanmış haldir ve eğer hem rahat hem gevşemişseniz bu çok da zor olmamalıdır.

Mantra, anlamı anlaşılmadan tekrar edilmemelidir. Mantrayı tekrar etmeden önce öğrenci, önemi hakkında tamamen ikna olmuş olmalıdır. Papağan gibi tekrar etmek pek de işe yaramaz. Mantrayı sadece dille tesbih çekmek çok aşağı bir uygulamadır. Sadece belirli bir sayıda tekrar etmekle olmaz. Japanın ya da bir mantrayı tekrar etmenin amacı zihni daha yüksek boyutlara ve meditasyonun daha üst basamaklarına taşımaktır

Sonunda, mantra, her zaman farkındalıkla dolu olan bir hayatın bir parçası ve bölümü olur. Mantranın anlamı ve ruhu, her nefes alış ve verişle iç içe geçmelidir. Böylece öğrenci kendini hangi durumda bulursa bulsun bunun hakkında bilinçli olur. Mantrayı söyledikçe ve üzerine odaklandıkça zihin tek noktalı hali geliştirir ve sadhana ilgisi derinleşir. Böylece japa dünyevi etkinliklerin ortasına taşındığında buna eylemde meditasyon denir.

Zihnimizde sıklıkla, sanki birden ortaya çıkıyormuş gibi görünen düşünceler ve duygular olur. Meditasyonda birey dikkatini mantraya odaklamalıdır ve zihin gürültüsünün kendisini dindirmesine izin vermelidir. Lakin, bazen başka düşünceler zihne geldiğinde farkındalığın o konulara kayar. Bu gerçekleştiğinde, zihnindeki düşünce ve bağlamların farkında olmalı, onları gözlemlemelisin ve nazikçe dikkatini mantraya geri getirmelisin. Bu süreci bir halat çekme yarışı haline getirmemeli, zihinsel tartışmalara girmemeli ya da zihni dağıtan şeyler hakkında kendimizi yargılamamalı ve kendimize kızmamalıyız. Düşünceler ortaya çıkmaya devam edecektir ama onların tarafsızca farkında olduğunuzda bu düşünceler kendiliğinde dağılacaktır ve bu süreç içsel bir çatışma yaratmayacaktır.

Zihnimde bekleyen sorular bana geldiğinde onlara şöyle söylerim: “Tamam, gel.” Böyle düşünceler geldiğinde senin yaptığın şey ise mantranı düşünmek. Bunun anlamı mantranı belli durumlardan kaçmak için kullandığındır. Böylece bir süre mantranı yaptığında zihnin tekrar aynı endişeye düşer. Bu yardımcı olmaz. Bunun yerine her şeyin bir karar için önüne gelmesine izin ver ve sadece izle.

Benim uygulamamda tüm düşünceler zihnimden geçtiğinde, o zaman otururum ve mantramı hatırlamaya başlarım. Genellikle mantranı en baştan hatırlamaya çalışıyorsun ve bu sırada senin yorumunu bekleyen bazı düşünceler bulunuyor ama onlara dikkatini vermiyorsun. Sonra, düşünceler zihnine gelip gidiyor ve sen mantranı tekrar etmeye çalışıyorsun. Böylece sonuç içsel bir savaş oluyor. Bu yardımcı olmaz, buna ihtiyacın yok.

Benim mantrayı kullanma yöntemim seninkinden farklı çünkü ben bu süreçle uğraşmak istemiyorum. Ben otururum ve mantrayı dinlerken tüm varlığımı izlerim. Mantrayı hatırlamam ya da mantrayı zihinsel olarak tekrar etmem çünkü o zaman zihin pek çok şeyi tekrar eder. Bunun yerine ben tüm varlığımı bir kulak yaparım ki mantrayı duyayım ve mantra her yerden gelmektedir. Bu meditasyon esnasında bir seferde sende gerçekleşmeyecek ama bir şeyi başardığında ya da elde ettiğinde bu senden gerçekleşecek. Sonra, mantranı yapmak istemesen bile ondan kaçınman mümkün olmayacak. Hatta mantrayı hatırlamak istemesen bile bu mümkün olmaz. Sonunda, mantra var olmasa bile sadece mantrayı tekrar etmenin amacı orada olduğu için, sen Orada olursun. Mantra hala orada olabilir ama senin tüm varlığının üstüne çıkan bir deneyim olarak var olur, senden ayrı olarak değil.

Meditasyon süreci içerisinde zihinlerimizi keşfetmeyi öğrenmeliyiz ki böylece mantra etkin bir şekilde kullanılabilsin. Maditasyonun ilk aşaması zihnin temizlenmesidir. Düşünme sürecini izlemek ve zihinlerimizdeki içeriklere farkındalık etmek zaruridir. Düşünceler ortaya çıkar ve kaybolur ama her zaman bir şahit olmayı öğren. Düşünceler, şekiller ve semboller ile özdeşleşme. Bu şekilde hangi düşünme sürecimizin yararlı hangisinin zararlı olduğunu öğreniriz. Düşünce akışımızın her zaman bizim ürünümüz olduğunu hatırla, o bizim direkt yaratımımızdır ve bu nedenle bizi etkiler. Meditasyonda tam da bu noktada mantra uygulaması paha biçilemez bir hal alır. Mantra bir tohum gibidir ve biz de toprak gibiyizdir. Mantranın büyümek için zamana ihtiyacı vardır. Mantra sulanmalıdır. İçeride sessizce ve zihinsel olarak onu tekrar etmede kararlılık göster ve yavaşça yeni bir nesne büyüyecek ve zihni işgal edecektir. Sonuç olarak, düşüncelerimizi izlemek yerine mantrayı tekrar ederken kendimizi izlemeye başlayacağız.

Her şeyden önce şunu hatırla: içerideki sonsuzluk ile buluşmak kolaydır – bu farkındalığı elde etmek için sadece sessiz olmalısın. Zihnini sakinleştirdiğinde ve tek odaklı hale getirdiğinde o, genellikle insan varlıkları tarafından girilemeyen bu zihin alanlarına girebilir ve böylece sen içerideki Hakikat’i algılarsın. Hatırla, sessizliğe gideceksin, sessizliğe gideceksin, sessizliğe gideceksin.


Eğer birisi bana bir yılın zevkini ya da nihai sessizliğin bir anını teklif edecek olursa ben sessizliğin bir anını seçerim ve benim yıllık zevkim sende kalabilir. Eğer kendini nihai sessizliğe koyarsan istediğin her şeyi anlarsın.

Swami Rama

Çeviren : Dr. Candramani Cağın Çilingir
Kaynak :  https://sites.google.com/site/swamiramateachings/swami-rama-mantra-silence

Go to top